
Öğrencilik yıllarımın vazgeçilmezlerinden biridir bu kitap..Ve de çok sevgili Irvin Yalom..Keşke bir dönem öğrencisi olabilsem dediğim hoca..
Kitap Nietzche' nin hayatını psikanalizden beslenerek anlatıyor..19. yüzyılda yaşamış psikanalizin kurucusu Sigmund Freud' a Josef Breuer ve Lou Salome eşlik ediyorlar roman kahramanı olarak..
Nietzche' yi henüz kimse tanımıyor, hayatını izole olmuş bir şekilde sürdürüyor ve umutsuz..Lou Salome onu Josef Breuer' e götürüyor..Psikanalizin gizli kurucularından Dr. Breuer biraz da Salome' nin güzelliğinin ve entellektüel gücünün etkisiyle tedavisini üstleniyor..
Kitabı okuyunca psikanaliz tarihinde Breuer' in önemli yerini daha iyi kavrıyorsunuz, Freud' un beslendiği sosyal çevreyi ve de..Freud ve Breuer arasındaki psikanalize dair diyolaglardan ayrı bir kitap çıkar bence..
...İnsanlar vedalaşırken, genellikle olayın sürekliliğini inkar eden sözler dile getirmeyi severler: Birbirlerinden ayrılırken 'Auf Wiedersehen' yani tekrar görüşene kadar, derler. Yeni bir araya gelme planları yapmakta çok aceleci davranırlar, ama bunu unutmakta daha da acelecidirler...
"Bilinçli bir anınız yok" dedi Nietzsche. "Ama anılarımızın çoğu bilinçaltında varlığını sürdürür."
"Yaşarken yaşayın!"
Etiketler: Ayrıntı Yayınları, Irvin Yalom, Roman
Irvin Yalom, Bugünü Yaşama Arzusu : Schopenhauer Tedavisi
2 yorum Gönderen Iraz zaman: Cuma, Haziran 12, 2009
Yalom' un her kitabı, hem kolay okunurluluğu hem de bilenlerin satir aralarindan çekip alabileceği teorik bilgi aktarımlarıyla, çömez öğrencilik yıllarımdan bu yana hep okuma listemin gözdelerinden olmuştur..
Bugünü Yaşama Arzusu : Schopenhauer Tedavisi ise grup terapi sürecini anlatan çok keyifli bir roman..Üstelik de filozof Schopenhauer' u bu sayede tanıdım, adını duymaktan değil tanımaktan bahsediyorum ama..Romanda Schopenhauer hayat hikayesi ve hayatı sorgulama yöntemiyle de var çünkü..
Varoluşçu psikoterapinin mühim sorunudur ölüm..Romanımızın terapisti Julius ise kendi ölüm tarihinden haberdardır artık, hastadır çünkü..Bu son zamanlarındaki bilgeliği ona hastalarını düşündürür, bitmemiş terapileri, kendince başarısız olarak niteleyebileceklerini en çok da..Bu başarısız terapilerden birinde hasta koltuğunda oturmuş olan Philip'i bulur..Philip ise dünyayla iletişimini kadınlarla kurdugu cinsel ilişkiler üzerinden sürdüren bir fanidir.. Julius'un düzeltemediği bu durumun Schopenhauer okuyarak üstesinden geldiğini söylemektedir..
Derken anlaşırlar..Philip Julius' a Schopenhauer' u anlatacaktır ve de karşılığında Julius' un grup terapisine katılıp iletişim becerilerini geliştirecektir..
Benim için "bir soluk" kitaplardan biri oldu..
Etiketler: Irvin Yalom, Kabalcı Yayınları, Psikoloji, Roman